Atatürk’e göre Kara Mustafa Paşa
Anne tarafından Merzifonlu olmam sebebi ile Merzifon tarihine her zaman ilgi duymuşumdur. Ve Merzifon denildiğinde akla ilk gelenlerden birisidir Kara Mustafa Paşa. Osmanlı Tarihinin önemli isimlerinden Merzifonlu Kara Mustafa Paşa hakkındaki olumlu olumsuz yazıların bir çoğunu okumak nasip oldu. Kimine göre Devletli bir Savaşçı, Kimine göre lüks düşkünü bir Devletli…
2011 yılındaki Edirne gezisinde gördüğüm seng-i ibret (ibret taşı) gözlerimin dolukmasına sebeb olmuştu. Taşın üstünde başı kesilen devlet büyüklerinin başlarının burda sergilendiği yazıyor ve altındaki bölümde Merzifonlu Kara Mustafa Paşanında başının bu taşda sergilendiğini! belirtiyordu.
Kuşku ile tarihi okumaya devam ettim.. Taki Mustafa Kemal Atatürk’e ait olan şu anıyı okuyup bilinceye kadar… Yazının Devamı İçin Tıkla →
Gümüşhacıköy
10. yılına yaklaşıyor “google” dan Gümüşhacıköy diye aratmaya başladığımız tarih. 20 li yaşlarda, üniversite öğrencisiyken memleketinden uzak ve memleketi ile ilgili haber okumak ayrıcalık; aynı zamanda farklılıktı. Ali ve Mustafa Turgut abilerimizin açtığı “gümüşhacıköylü” sitesinde geçirdiğimiz zaman azımsanmıyacak şekilde uzundu.
Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin yokluğunda bu tarz kentsel ve yöresel siteler hepimizin uğrak yeriydi. Dostluklar, hatıralar, eskiler, yeniler ve hatta kavgalar.. Her zaman yaptığımız gibi siyaseti bulaştırdık internet sitelerimize. Hala yayında olan sitelerden yorumlarımızın silinmesine kadar uzadı bu iş.
Sonra Onlar, Şunlar, Bunlar şeklinde yeni siteler yeni oluşumlar oldu. Olanlar oldu!…
Şimdi sıra bizde. Eksiklikleri görerek başladık bu projeye. Kent rehberini öne çıkartmak istiyoruz. Kullanıcılar Gümüşhacıköy ilçesinde sanal bir ticaret rehberinin eksikliğini hissediyordu. Oluşturduğumuz Gümüşhacıköy Firma Rehberi ile Yazının Devamı İçin Tıkla →
Genel Sağlık Sigortası Hakkında
Son günlerde görsel, yazılı ve internet basınında sıkça rastlıyoruz bu tabire. Genel Sağlık Sigortası…
Genel hatlarıyla;
Türkiye’de yaklaşık 63 milyon kişi SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensubu. 9.1 milyon kişi ise yeşil kartlı. 127 bin tutuklu ve hükümlü; 650 bin er, erbaş ve yedek subaylar ile banka sandıkları mensupları ise 2013 yılından itibaren ‘genel sağlık sigortası’ kapsamına girecek. Ancak bunların dışında 1.7 milyon kişinin hiçbir sosyal güvencesi yok.
Sosyal güvencesi olanların Genel Sağlık Sigortasına aktarılacakları anlaşılıyor. Fakat yeşil kartlılar ile sosyal güvencesi olmayanlar gelir sorgusuna alınıyor.1.7 sosyal güvencesize mektupla ulaşılarak durum anlatılacak.
-Geliri brüt asgari ücretin üçte biri (295 TL) ile asgari ücret (886,5 TL) arasında olanlar aylık 35,4 TL ödeyecek.
- Asgari ücret ile asgari ücretin iki katı (1.773 TL) arasında olanlar aylık 106,4 TL ödeyecek.
- Geliri asgari ücretin iki katından daha fazla olanlar aylık 212,8 TL zorunlu sağlık primi ödeyecek.
- Sosyal güvencesi olmayan ve gelir testi yaptırmayan vatandaşların da aylık geliri asgari ücretin iki katından (1.773 TL) fazla kabul edilecek ve aylık 212,8 TL prim alınacak. Yazının Devamı İçin Tıkla →
WordPress Fatal error: Allowed memory size of 33554432 Hatası
WordPress te oluşan küçük aksaklıkları ve çözümlerini bu katagori aktında elimden geldiğince kendi deneyim ve sonuçlarıma bakarak paylaşmaya çalışcam. Malum güncelleme ve kurulumlarda da buna benzer sistem hataları olmakda ve bazen içinden çıkılamıyacak büyük sorunlara dönüşmekte.
WordPress sistemi yüklü web sitenizde şayet;
Fatal error: Allowed memory size of 33554432 bytes exhausted (tried to allocate 7680 bytes) in /…/wp-includes/kses.php(900) : runtime-created function on line 1
bu tarz bir hata mesajı alıyor ve sayfalarınıza erişemiyorsanız iki üç farklı yöntem ile bu sorunu aşmanız kolaylaşacaktır. Benim denediğim yöntem en basiti.. Yazının Devamı İçin Tıkla →
Bayram ve Ben
30 ağustos 2011 tarihinde yazmıştım…
Sabah olacak az sonra. Bayramlıklarımda yok benim eskisi gibi. Heyecanda duymuyorum. Uyuyup kalmazsam bayram namazı belki hatırlatacak bayram olduğunu. İşe bile gideceğim…
Böyle öğrenmemiştik. Erkenden yatıp büyüklerin ellerinden tutup önce camiye koşardık sonra rahmete erişmiş geçmişlerimizin yanına. Nenemle konuşurdum mezarlıkta. Küçükken beni nasıl koruyup kolladığını anlatırdım. . O zaman anlayamazdım ama ben ona anlatırdım. Sonra adını aldığım dedem, amcam, yengem… Konuşurdum hepsiyle. Onlarla ilgili anılarımı anlatır bazense ağlardım. Özlerdim onları. Bildiğim duaları eder ayrılırdım yanlarından. Birazdan kahvaltıda yenecek keşkeği hayal ederdim. Babamlardan önce giderdim eve. Dörtyoldaki fırının önünde hafiften bir kuyruk. Bizim keşkeği götürmesinler ustaaa diye hafifden erkeklik yapardım. Oradan bir ses “hasanbeylerin keşkeğini almak kimin haddine küçük hasan” Yazının Devamı İçin Tıkla →
Bosnalı Çocuk
“masumiyet, bosnalı bir çocuğun katliamda ölmeden önce annesine sorduğu soruda saklıydı… “çocukları küçük kurşunla öldürürler değil mi anne ?”
Sözün bittiği yer olsa gerek… Yazının Devamı İçin Tıkla →
Pazar
Pazar günleri uzun yatmalık oldu.. Ama özlüyorum. Pazartesi sendomu yaşıcak zamanda bulamıyorum. Cumarteside çalışıyorum çünkü…
Aslında her zaman çalışıyorum. Çalışmadan yaşayamayacağı düşünüyorum.. AjdaPekkan söylüyor; Yazının Devamı İçin Tıkla →
Anlam…
“bana verebileceğin en büyük mutluluk, çocuklarımın annesi olmandır…”

